MARDİN’İN SAKLI HAZİNESİ DARA ANTİK KENTİ

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Mezopotamya’nın Efes’i olarak anılan ve tipik bir Roma kenti olan Dara Antik Kent’i, gerek İpek Yolu üzerindeki önemli konumu gerek içinde bulundurduğu ilgi çekici arkeolojik kalıntıları ile ziyaretçilerini büyülüyor. Kentin içinde bulunan kiliseleri, nekropolü (antik kent mezarlığı), sarnıçları, köprüleri, agorası, zindanı, kamu alanları ve hala çıkarılmaya devam eden tarihi eserleriyle özellikle görülmesi gereken yerler arasında bulunuyor.


Yukarı Mezopotamya’nın en ünlü antik şehirlerinden biri olan Dara Antik Kenti, Mardin’in 30 kilometre güneydoğusunda bulunan Oğuz Köyü’nde yer alıyor. Antik adı Anastasiopolis olan kentin ilk kuruluşuna dair kesin olarak bir şey söylenemese de tarihi Geç Roma dönemlerine kadar uzanıyor. Doğu Roma İmparatoru Anastasius’un 505 yılında, doğu sınırını Sasanilere karşı korumak için askeri amaçlı bir garnizon kenti olarak inşa ettirdiği düşünülen kent 4 kilometrelik sur yapısına sahip. Dara bu özelliğiyle güneydoğunun en korunaklı antik şehirlerinden biri olarak biliniyor. Peki kadim kent Dara’da nereleri görmeliyiz? İşte bu sorunun cevapları;


SUR DUVARLARI VE KALE
Geniş bir alan üzerine kayaya oyulmuş yapılardan oluşan Dara antik kenti 4 km uzunluğundaki savunma duvarları ile korunuyordu. Kale ise, Dara’nın kuzeyinde, 50 m yüksekliğindeki tepenin üzerine kurulmuştu. Antik dönemlerde bu tip yerleşimlerin en önemli korunma olanaklarından biri hiç şüphe yok ki kaleler ve onların koruyucu surlarıydı.


NEKROPOL
Dünyada başka bir benzeri bulunmayan eşsiz nekropol 3 farklı inancın buluşmasından meydana geliyor. Süryaniler, Zerdüştler ve Türk Kümbetleri… Yüzlerce kişinin bir arada gömüldüğü mezarların etrafında antik Yunanca, Aramice veya Pers diline ait harfler ve isimler görmek mümkün. Mezar kazılarında ise ölülerin yan taraflarına yerleştirilmiş gözyaşı şişesi, paralar ve kandil gibi ziynet eşyaları bulunmuş.


YERALTI TOPLU MEZARLARI
Bu büyük katakomp, kadim kent Dara’nın tüyler ürpertici ve en ilgi çekici yeri. 1400 yıl boyunca hiç bozulmadan korunmuş 3000 askerin kemikleri açıkça görülebiliyor. Hikâyesi ise bir hayli hüzünlü. 573 yılında Sasani ve Roma orduları arasında büyük bir savaş çıkıyor. Savaş sonrası 10 yıllık sürgünden dönen Roma askerleri savaşta ölen 3000 askerin kemiklerini savaş meydanından toplayarak ‘’yeniden diriliş’’ inancı gereği hazırladıkları bu toplu mezara gömüyorlar. Katakompun girişinde ise hikâyeyi anlatan kabartmayı görmek mümkün.


SU TOPLAMA ODASI VE SARNIÇ
Köylüler tarafından zindan olarak adlandırılan 25 m derinlikteki sarnıç, 15 yıl süren çalışmalar ile temizlenerek gün yüzüne çıkarılmış. Aynı zamanda bir de su toplama ve dağıtım odası bulunuyor. Akropolün güney eteklerinde ana kayaya oyularak inşa edilen bu yapı birbirine paralel 10 hücreden oluşuyor. Dağdaki bütün yağmur suları burada toplanarak arıtılıyor ve şehre dağıtımı yapılıyordu. Aynı zamanda dünyanın ilk sel barajı olduğu düşünülse de bu konuda kesin bir bilgi yok.


MAĞARA EVLER
Ayrıca köy çevresinde Geç Roma dönemine ait mağara evleri bulunuyor. Binlerce yıl önce insanların yaşamlarını sürdürdükleri bu evleri yakından görmek ve bu dönemin insanlarını anlamaya çalışmak kendinizi kısa süreliğine de olsa antik çağlarda hissettirebilir.

Şu anda toprak üstünde görülen Dara Antik Kenti’nin sadece % 20’si. Geri kalan % 80’nin üzerinde ise yaşayan bir köy olarak Yeni Dara Köyü bulunuyor. Yani, birçok ailenin içinde yaşadığı evlerin hemen hepsinin altında bir tarih yatıyor.

Paylaş.

Yorumlar Kapalı