TARİHİN SIFIR NOKTASI : GÖBEKLİTEPE

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Keşfedilmesiyle beraber insanlık tarihinde yepyeni bir sayfa açan ve tapınaklar olduğu düşünülen bulgular nedeniyle dünyanın en eski inanç merkezi olduğuna inanılan Göbeklitepe, Şanlıurfa’daki kült mirasıyla insanlığın geçmişine ışık tutuyor. Ülkemizin Doğu Anadolu bölgesinde bulunan bu gizemli yer, haliyle tarih ve arkeoloji meraklılarının da dikkatini bir hayli çekiyor. Yerleşik tarih anlayışını ve dinler tarihini kökünden sarsan Göbeklitepe, 2007 yılında “Geçici Miras” listesine girerek 2018 yılında ise UNESCO Dünya Mirası Kalıcı Listesi’nde yerini aldı.

Peki, keşfedilen her yeni bulguyla tüm dünyada büyük yankı uyandıran Göbeklitepe’yi bu kadar değerli ve özel kılan ne? Gelin, sizler için derlediğimiz bu yazıda beraber görelim.

BİLİNEN İLK TOPLU VE İLKEL YAŞAMIN İZLERİNİ GÖRMEK

İnsanlık tarihi açısından devrim niteliğindeki bu keşif, 1963 yılında yerli halkın toprağın altındaki ufak sütunları fark etmesiyle başladı. İlk başta bu yapıların Roma sütunları olabileceği düşünülse de 1995 yılında yapılan ilk ciddi kazılar sonucu bize daha büyük bir keşfin gerçekleşmekte olduğunu gösterdi. O alanda çalışmalarını sürdüren arkeologlara göre Göbekli Tepe’de, tarihi en az 11.600 sene öncesine dayanan toplu bir yaşam alanı vardı. Boyları 3 ila 6 metre arasında değişen ‘’T’’ biçimindeki 20 sütundan oluşan alanın bir tapınma merkezi olduğu düşünülüyor. Bazı arkeologlara göre ise tapınabilecekleri ve ayrıca toplanıp ellerindeki ürünleri ihtiyaç doğrultusunda takas edebilecekleri çok amaçlı bir merkez olarak görüyor. Toplu yaşama geçiş ile ilgili verilen tarihi bilgiler de Göbeklitepe’nin ortaya çıkmasıyla beraber bilinenleri tersine çevirmiş oldu ve tarihi yeniden yazdı.

ESKİYE UZANAN DERİN YOLCULUK

“Eski” derken tam olarak da bu kelimeyi karşılayabilecek nitelikte bir yapıdan söz ediyoruz. Göbeklitepe’yi ziyaret etmek demek 11-12 bin yıl önceki ilkel ve toplu yaşama,  büyük bir organizasyon becerisiyle geliştirilmiş bir projeye şahitlik etmek demektir. Uzun sütunları, toplu yaşam yerleri, tapınakları ve heykelleriyle eşsiz bir sit alanı burası. Yaşayan halkın sütunlara resmettiği ögeler arasında yabani sığır, akrep, tilki, yılan, aslan, yaban eşeği, yaban ördeği ve yabani bitki kabartmaları, kullandıkları ilkel araç gereçlerin figürleri, insan betimlemeleri de bulunuyor. Bu motifler sayesinde hayatlarını nasıl sürdürdükleri ve günlük yaşamları hakkında bilgiler de alabiliyoruz. Örneğin kazı başkanlığını yürüten Prof. Dr. Klaus Schmidt, ‘’Yabani hayvan ve bitki kabartmalarını incelediğimizde hayvanlarını evcilleştiremedikleri sonucuna ulaştık. Ayrıca, dikili taşların (Stel) üzerindeki resimler ve kabartmalar o dönemde yaşamış olan insanların sanatları hakkında da bizlere fikirler veriyor.’’ diyor.

Öte yandan kazı çalışmaları devam ettiğinden Göbeklitepe’yi keşfiniz esnasında çalışmaları devam eden arkeologları görme olasılığınızda yüksek. Kısacası, ziyaretçilerine tam anlamıyla bir kültür, tarihi değiştiren bir keşif turu vadediyor Göbeklitepe.

DİZİLERE KONU OLDU

Göbeklitepe keşfi, Beren Saat’in başrolünü üstlendiği, Netflix platformunda yayınlan  “Atiye” dizisine de konu oldu. 2019 yılı ise, Türkiye’nin “Göbeklitepe” yılı seçildi.

Tarih meraklısı olsun olmasın, çok eski bir dayanışma örneği olan bu sit alanı, esrarengiz atmosferiyle her yaştan seyahat tutkununa, geçmişe doğru uzun ve güzel bir serüven sunuyor. Bu nedenle Doğu Anadolu Bölgesi’ne doğru yolculuğa çıkacak gezginlerin Şanlıurfa Örencik’i seyahat rotalarına eklemesi kaçınılmaz.

Paylaş.

Yorumlar Kapalı