ZİRVEDEKİ KRALLIK, NEMRUT

Pinterest LinkedIn Tumblr +

Uçsuz bucaksız bir dağ, o dağın zirvesinde yaşayan bir tarih… Ülkemizin Adıyaman ilinde yer alan 2.150 metre yüksekliğindeki Nemrut Dağı, yaklaşık 2000 sene öncesinde Kommagene krallığına ev sahipliği yapıyordu. Kommagene kralı Theos, bu alanda bir inşaata başlanılmasını istedi. Tıpkı Yunan ve Pers Tanrıları gibi kendisine ithafen bir tanrı tapınağı yaptırmak istiyordu. Böylelikle bugün gördüğümüz yapılar meydana geldi. Bu yapıların günümüz şartlarında bile inşa edilmesi oldukça zorluyken, o dönemde yalnızca insan gücünden faydalanılarak 2.150 metre yüksekliğinde inşa edilmiş olması hayret verici ve oldukça etkileyici.
Ziyaretçilerine göre güneşin doğuşunun ve batışının en iyi izlendiği yer olan Nemrut Dağı, 1987 yılında Unesco tarafından Dünya Mirası ilan edildi. Bu hazine, 1988 yılında da ülkemizce tesisleştirilerek Nemrut Dağı Milli Parkı adı ile korumaya alındı. Peki nedir Nemrut Dağı’nı bu kadar önemli ve esrarengiz kılan? Gelin, sizler için derlediğimiz bu yazımızda beraber görelim.

DAĞIN ZİRVESİNDE BİR KRAL
2.150 metre yüksekliği olan Nemrut Dağı, Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Ankar Dağları civarında Toros Dağ Silsilesi’nde kalıyor. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Nemrut Dağı, M.Ö 62’de Kommagene Krallığına ev sahipliği yapmış. Günümüzde Ermenistan, Azerbaycan, Türkiye, Gürcistan gibi farklı ülkelerin sınırlarında kalan Kommagene Krallığı, o sıralarda da pek çok krallığın ortasında konumlandığı için, her dönemde, farklı kültürlerin ve medeniyetlerin harmanlandığı bir yer olmuş. Nemrut Dağı’nda ki dev heykellerde de bunu rahatlıkla görebiliyoruz. Bu yapılar, ilk bakışta toplu heykel alanı ya da anıt-mezar olarak görülse de, Antiochus 1. Epiphanes, atalarına ve tanrılara bağlılık için burayı yaptırmış. Sütunlardan bazılarında 3 adet gezegen çizimi göze çarpıyor. Arkeologlara göre bu sütunlar tarihin en eski uzay horoskopu. Heykeller arasında bulunan Kartal, Aslan ve Anka Kuşu gibi figürler de farklı dinlerdeki farklı tanrıları temsil ediyor.

TANIK OLABİLECEĞİNİZ NADİR MANZARALARDAN BİRİ
Nemrut Dağı, köklü geçmişinin ve bu geçmişin bıraktığı değerli yapıların yanı sıra bir başka özelliğiyle de öne çıkıyor. Ziyaretçilerin birçoğu geçmişin nadide mirasını keşfediyor olmanın yanı sıra herkesin anlatmaya doyamadığı görsel şölene de tanıklık etmek için geldiklerini belirtiyor. Nemrut Dağı, tarihi geçmişinin ona kazandırdığı efsunlu ambiyansıyla beraber, gün doğumunu ve gün batımını seyretmek için dünya üzerindeki sayılı yerlerden biri kabul ediliyor.
Sizlere tavsiyemiz, şöyle bir arkeoloji turundan sonra çayınızı, kahvenizi alın ve gün batımını izleyerek bu unutulmaz görsel şölene hayatınızda en az bir kere şahit olun. Güneşin batışı için “Batı Terası”, doğuşu için de “Doğu Terası”nı kullanmayı unutmayın. Pişman olmayacaksınız.

NEMRUT BELGESELİ
2000 yılında ülkemizde çekilen, yönetmenliğini Tolga Örnek’in üstlendiği Kommagene Krallığı ve Nemrut Dağı’nı anlatan “Tanrıların Tahtı Nemrut Dağı” adlı bir belgesel de bulunuyor. 52 dakikalık bu belgeselde, krallığın tarihinden, heykellerin yapılış sürecinden ve bölgenin coğrafyasından bahsediliyor. Ziyaret etmeden önce izlemek isteyebilirsiniz. Kısacası, yolu Adıyaman yakınlarına düşen her seyahat severin, eşsiz manzarası ve gizemli tarihiyle Nemrut Dağı’nı seyahat rotalarına eklemesini can-ı gönülden tavsiye ediyoruz.

Paylaş.

Yorumlar Kapalı